GK Game News - шаблон joomla Продвижение
Menu



       

YARGILANMASI GEREKENLER HER FIRSATTA ÖĞRENCİLERİNİ POLİSE DÖVDÜRENLERDİR

‘Rektör olamazsınız’ demedik, ‘boyun eğdiremezsiniz’ dedik! 10 Ekim katliamının yıl dönümünde, katliamı protesto etmek üzere İstanbul Üniversitesi Beyazıt Kampüsü’nde buluşan öğrenciler; saldırıda hayatını kaybeden yurttaşların isimlerini okumak ve slogan dahi atmadan ellerindeki karanfilleri bırakmak istemişlerdi. Uyarı dahi yapmadan şiddetli bir müdahalede bulunan polis, 12’si Türkiye Komünist Partisi üyesi 67 öğrenciyi darp ederek gözaltına almış; öğrencilere dönük hakaret ve şiddet gözaltında da devam etmişti. Özel güvenliğin, sivil polislerin ve çevik kuvvetin yer aldığı müdahalede K-9 köpekleri dahi saldırı için kullanılmıştı.

Uygulanan şiddetin boyutunun ve yaygın gözaltının sebebinin, yalnızca AKP’nin katliamdaki rolünü örtmek olmadığı, geçtiğimiz günlerde 67 öğrenciye İstanbul Üniversitesi tarafından soruşturma açılmasıyla açığa çıktı. 67 öğrenci hakkında usulsüz olarak açılan dava ve getirilen yurt dışı yasağı tedbiri yetmezmiş gibi, gözaltına alınan tüm öğrenciler hakkında rektörlük soruşturması başlatılırken, üniversite yurtlarında kalan öğrenciler hakkında yurt yönetimlerince ayrıca soruşturma açıldı.

 

Farklı gerekçelerle birçok üniversitede ilerici öğrencileri hedef alan ve hiçbir hukuki dayanağı olmayan soruşturma furyaları artarak hız kazanmaktadır.

Bu durumu solcu öğrencilere dönük baskının arttırılması olarak tanımlamak eksik kalacaktır. Bu süreç açıkça, AKP ve rektörleri eliyle üniversiteye yönelen tasfiye operasyonun bir ayağıdır.

İstenmektedir ki, üniversitelerde sadece sermayenin borusu ötsün.

İstenmektedir ki; üniversiteliler düşünmesin, tartışmasın, üretmesin, bir araya gelmesin, memleketten ve gelecekten umudu kessin.

Bunun için her türlü zorbalığı ve hukuksuzluğu yapıyorlar. Niye mi? AKP eliyle hizaya dizildikleri; bilimi ve aydınlanmayı iktidara yaranmak, koltuklarında kalabilmek adına sattıkları için. Patronların, büyük sermayeli şirketlerin boyunduruğu altına girdikleri, üniversiteleri patronların çiftliği haline getirdikleri için.

Akademiyi ve üniversiteyi sefalete sürükleyenler, konu AKP’ye ve patronlara yaranmaya gelince sınır tanımıyorlar.

 

Türkiye Komünist Gençliği olarak hatırlatmakta ve uyarmakta fayda görüyoruz:

Üniversitelerin misyonu gençliğe boyun eğdirmek olamaz. Rektörlük makamı ise iktidarın memuru gibi çalışamaz.

 

İstanbul Üniversitesi Rektörlüğünce 67 arkadaşımız hakkında başlatılan soruşturma furyası derhal durdurulmalıdır. OHAL süresince verilen tüm disiplin cezaları, soruşturmaların üzerindeki şaibe sebebiyle geri çekilmelidir.

 

Rektörlükler talimatla verilen iş’leri değil, kendi işlerini yapmak için çaba sarf etmelidir.

 

Üniversitelerde siyasetin ve örgütlenmenin önüne konan yasaklara son verilmelidir.