GK Game News - шаблон joomla Продвижение
Menu



       

19'uncu Dünya Gençlik ve Öğrenci Festivali'nin Sonuç Bildirgesi Yayınlandı

Bu yıl 14-22 Ekim tarihlerinde Rusya'nın Soçi kentinde düzenlenen 19'uncu Dünya Gençlik ve Öğrenci Festivali'nin sonuç bildirgesi yayınlandı. Metinde anti-emperyalist mücadelenin uluslararası boyutuna ve dünya gençliğinin sorunlarına değiniliyor.
19'uncu Dünya Gençlik ve Öğrenci Festivali 14-22 Ekim tarihlerinde Rusya'nın Soçi kentinde gerçekleşmiş, festival dünyanın dört bir yanından on binlerce genci ağırlamıştı. Festivalin sonuç bildirgesi geçtiğimiz hafta yayınlandı. Metinde anti-emperyalist mücadeledenin uluslararası boyutunun altı çizilirken, dünya gençliğinin sorunlarına da yer veriliyor. Vurgulanan bir başka konuysa, Ekim Devrimi'nin yüzüncü yıl dönümü.
 
Metnin tamamı şu şekilde:
 
19. Dünya Gençlik ve Öğrenci Festivali Sonuç Bildirgesi

19. Dünya Gençik ve Öğrenci Festivali (WFYS) için 14-22 Ekim 2017 tarihlerinde 150’den fazla ülkeden 20,000 temsilci Rusya’nın Soçi kentinde “Barış, Dayanışma ve Sosyal Adalet için Emperyalizme karşı Mücadele Ediyoruz – Geçmişimizi Onurlandırıyor, Geleceği İnşa Ediyoruz” sloganı altında buluştu. Bu buluşmadan şu sonuç çıkarılmıştır:

Rusya halkını ve özellikle gençliğini 19. Dünya Gençik ve Öğrenci Festivali'ne yönelik heyecanları ve emperyalizm ile uzlaşmayan binlerce gence dönük konuk severlikleri için selamlıyoruz. Rus halkının büyük tarihsel mücadelelerinin ve 1917 Büyük Ekim Sosyalist Devrimi ile zirveye ulaşan büyük devrimci tarihinin önemini vurguluyoruz. Bundan tam olarak yüz yıl önce insanın insanı sömürmediği yeni ve üstün bir düzenin, sosyalizmin mümkün olduğu kanıtlandı. Aynı zamanda Rusya halkının nazi faşizmine karşı diğer dünya halkları ile beraber direnişlerinin de altını çiziyoruz. Sovyetler Birliği barış, ilerleme ve adalet uğruna yürütülen direnişte en ön safta yer almaktaydı. Faşizmin II. Dünya Savaşı sırasında tarihin en büyük yenilgisini yaşadığı bu ülkede buluştuk. Burada insanların özgürlüğe adanmış iradeleri dünyadaki bütün ilericilerin, komünistlerin, anti-faşistlerin ve demokratların dayanışması ile birlikte kapitalist sistemin öz çocuğu olan nazi-faşizminin kötülüklerini alaşağı etmiştir.

Aralarında birçok kadın ve gencin bulunduğu faşizmin acımasız katliamlarına son vermek uğruna hayatlarından vazgeçmiş, başta Sovyet yurttaşları olmak üzere milyonlarca insanın yapmış olduğu fedakarlığı saygıyla anıyoruz. Bugün Rus halkının ve gençliğinin kolektif hafızasında anti faşizm önemli bir yer kaplıyor. Bu hem faşizmin rehabilitasyonuna karşı, hem de emperyalist tehdit ve müdahalelere karşı barışı savunarak gün yüzüne çıkıyor. Biz burada dünyanın dört bir tarafından 70 yıldır devam eden en büyük anti emperyalist gençlik etkinliğini düzenlemek için toplandık. Ev sahibi ülkenin halkının ve genel olarak Sovyet halklarının Dünya Gençlik ve Öğrenci Festivali’ne yönelik katkılarını ve daha önce 1957’de ve 1985’te olmak üzere iki kere ev sahipliği yapmış olmasını takdir ediyoruz.

19. Dünya Gençlik ve Öğrenci Festivali büyük bir uluslararası etkinliktir. Anti-emperyalist, ilerici ve devrimci geçlik şuna emin olmalıdır ki Festival’de gericilere, faşistlere ve siyonistlere yer yoktur. Festival hareketini anti-faşist, anti-emperyalist ve anti-sömürgeci karakterini barış, dayanışma ve sosyal adalet lehine korumak için WFDY'nin öncü rolünü vurguluyoruz.

Daha da fazlası, 19. Festival emperyalizme karşı mücadele sırasında hayatlarını kaybeden insanlara, özellikle gençlere adanmıştır. Bu insanlar kendilerini barış, sosyal adalet, özgürlük, demokrasi, ulusal bağımsızlık ve halk egemenliği gibi fikirlere adamış insanlardı. Bütün bu gençlerin anısına 19. Dünya Gençlik ve Öğrenci Festivali’nde bu uğurda önemli roller oynayan Fidel Castro, Ernesto Che Guevara, Muhammed Abdülaziz ve Robert Gabriel Mugabe gibi şahısları gururla anıyoruz.

1947’de Prag’da düzenlenen birinci festival 70 yıllık Dünya Demokratik Gençlik Federasyonu’nun yolculuğunda önemli bir yer tutmaktadır. Bu yolculukta, Festival Dünya çapında anti emperyalist hareket için en büyük toplanma alanı olma özelliği taşıyor. 70 yıldır Festival, sömürgeciliğe, diktatörlüğe, faşizme, savaşa, işgallere, saldırgan müdahaelere, halk egemenliği ve bu uğurda mücadele eden insanlara dönük saldırılara karşı bir mücadele alanı olma özelliği taşıyor. Festival aynı zamanda gençliğin eğitim hakkı, çalışma hakları, sağlık, spor ve kendini yeniden yaratma mücadelesi için de bir forum olmuştur. Bu forum sömürünün, baskının ortadan kalkması ve gençliğin temel ihtiyaçlarının karşılandığı bir toplumda yaşaması uğruna düzenlenmektedir.

Dünya Gençlik ve Öğrenci Festivali her zaman katılımın, yaratıcılığın, politik ve kültürel kaynaşmanın ve deneyim aktarımının ön plana çıktığı bir yer olmuştur. Bütün başlıklarda dayanışmanın ve halkların kardeşliğinin altı çizilmektedir. Seminerlerde, eğitim ve atölyelerde yapılanlar yalnızca gençliğin mücadelesini yükseltmeye hizmet etmektedir.

Dünya gençliği,

Ekvador, Quito’da 2013’te düzenlenen 18. Dünya Gençlik ve Öğrenci Festivali’nden beri, dünyanın her köşesinde emperyalist saldırganlık ekonomik, askeri, politik ve kültürel düzeyde artmaktadır. Rekabetin ve çelişkilerin yükselmesinden kaynaklanan saldırganlık farklı ülkelerdeki egemen sınıfların ve emperyalistlerin enerji kaynaklarının kontrolü ve piyasaları ve sınırları yeniden bölmek için tekellerin yarışı adına hız kazanmakta. Bu rekabet gezegede daha önce eşi benzeri görülmemiş bir militarizasyona sebep olmakta, askeri gerginliği tetiklemekte ve ölümleri yaygınlaştırmakta, mültecilik, yoksulluk ve sefalet gibi olguların kök salmalarına yol açmaktadır. Aynı zamanda, bir nükleer felaket tehlikesi halen devam ederken ABD ve müttefikleri tarafından teşvik edilen ve küresel hegemonyasını temin etmeyi amaçlayan militarizm yükseltilmektedir.

Emperyalistler, kazançlarının ve nüfuzlarının artırılmasını bir amaç olarak hedeflerken işledikleri bir suçlar konusunda tereddüt etmemektedirler. Kendi "adalet" anlayışları her yoldan empoze edildiğinden, toprak bütünlüğüne, bağımsızlığa ve egemenliğe saygı insan haklarına saygı ile birlikte ihlal edilmektedir. Uluslararası hukuka ve BM Sözleşmesi'nin prensiplerine karşı gösterilen keyfilik, NATO'nun, ABD'nin, AB'nin ve müttefiklerinin diğer güçlere karşı hegemonyasını güvence altına almasında kendini göstermektedir.

Orta Doğu halkları özellikle Suriye’deki savaş ile birlikte sıcak çatışmaları daha yakından hissediyor. Bu bölgede dinci ve köktenci grupların çatışmaları Filistin’i işgal etmekte olan siyonistler ile birlikte nihayetinde sınırların ve kaynakların yeniden düzenlenmesine hizmet etmektedir. Avrupa Birliği'nin militarizasyon süreci ve 2016 yazında Varşova'da gerçekleşen NATO Zirvesinin kararları bize NATO'nun varlığının gittikçe daha da kalıcı hale getirildiğini göstermekte. Ayrıca derin bir krizden sıyrılmış AB emperyalistlerinin birçok ülkeye ve halklarına karşı saldırıdaki rolüyle görüldüğü gibi, hükümetleri halklara karşı destekleyerek sert tedbirler uygulama yaklaşımı güdülmekte. Latin Amerika halklarına yönelik saldırılar, emperyalist müdahaleler, engeller ve istikrarı bozmak için sürmekte olan çabalar yoğunlaşıyor. Sömürgelerin dağılmasından yıllar sonra Afrika ülkelerinin halkları hala sömürü, yoksulluk, marjinalleşme ve etnik, ırksal ve dini çatışmalarla, sömürgecilikle ve halk egemenliğine yönelik saldırılar ile boğuşmaya devam ediyor. Tıpkı Afrika'daki son koloni olan Batı Sahra'da ve Afrika'nın diğer ülkelerinde olduğu gibi. Asya Pasifik'te halklar militarizmle, çok uluslu şirketlerin yoğun sömürüsüyle ve artan nükleer tehditle karşı karşıya.

Günümüzde emperyalizmin karakteristik bir özelliği, tekellerin egemen olduğu bir sistem olarak, gerici politikasını her seviyede teşvik etmesidir. Savaş halinde olmayan ülkelerde bile saldırı, ekonomik ideolojik ve siyasi yollarla yürütülüyor. Milliyetçilik-şovenizm, ırkçılık ve yabancı düşmanlığı ve kamuoyunu manipüle etme girişimi sadece birkaç örnektir. Gerici, faşist ve aşırı sağ kuvvetlere verilen destek, hoşgörü ve işbirliğini ve halkların tepkisini zayıflatma, bastırma ve susturmayı amaçlayan emperyalizmin kilit bir silahı olmaya devam ediyor. Bu bağlamda, vatandaşların gözetimi ve kitlesel toplantıların yasaklanması yasaları uygulanmaktadır. Aynı zamanda, komünizmin faşizmle bir tutulduğu tarih denkleminde AB tarafından yürütülen anti-komünizm ön plana çıkıyor.

Bu bağlamda, 19. WFYS, dünyanın her tarafında gençler, işçiler ve halkların hakları için mücadelelerini, ulusal ve uluslararası düzeyde anti-emperyalist hareketin somut ifadesi olarak güçlendirmek için, gençlere çağrıda bulunuyor; emperyalizmin planlarıyla kopuş mücadelelerini güçlendirmek için; barış ve küresel silahsızlanma lehine, ülkelerinin emperyalist savaşlara ve işgallere karşı barış hareketleriyle güçler birleştirilmelidir. Herhangi gerici veya faşist kuvvete karşı örgütlü mücadelenin gerekliliğini savunuyoruz. Anti-komünizmi reddediyoruz ve biz Dünya Gençlik ve Öğrenci Festivali’nde her zaman yapıldığı gibi, herkesin kendi karar verdiği ilerleme modelini güvence altına alıyoruz. NATO'ya ve her baskıcı askeri örgüte karşı mücadelede durduğumuz yeri ortaya koyuyor ve NATO'nun çözülmesi hedefi doğrultusunda halkların ülkelerinin NATO'dan ayrılmasını talep etme hakkını savunuyoruz. Özellikle ABD başkanının KDHC halkına yönelik açık tehditleri sonrasında emperyalizmin kurbanı olan, nükleer bir savaş ve yaptırım tehlikesi ile yüz yüze kalan insanlara olan desteklerimizi ve dayanışmamızı dile getiriyoruz. Ayrıca, krizlere, sömürüye, işsizliğe, yoksulluğa ve bunların nedenlerine karşı özgürlük, barış, halk egemenliği ve bağımsızlık için mücadele edenlere destek veriyoruz.

Kapitalist ekonomik kriz, sadece emperyalizmin saldırganlığına değil, aynı zamanda toplumsal eşitsizliklerin yaygınlaşmasına ve yoksulluğun ve yoksunluğun keskin bir şekilde artmasına yol açtı. Dünya nüfusunun en zengin %1'lik kısmı toplam varlığın %50'sinden fazlasına sahip. Gelişim ve rekabet gücü adına, kısır tedbirler kurumsallaşmakta ve gençlere ve işçilere karşı uygulanmaktadır, bu koşullarda adaletsiz bir dünyada adil bir gelişme olamaz. İşsizlik, milyonlarca genç için kalıcı bir yük haline gelmişken, diğerleri için güvencesizlik normalleşmekte. Sosyal kazanımlar ve işçi hakları kaldırılıyor. Kadınlar, çocuklar, göçmenler ve diğer birçok sosyal grup hala birçok ülkede kölelik koşulları yaşıyor. Sağlık, eğitim ve kültür hızlı bir şekilde ticarileştiriliyor ve azınık için ayrıcalık haline geliyor. Eğitimin içeriği çok yönlü bir bilgi ve eleştirel düşünceyi sağlamaktan uzak ve piyasa ve sermayenin ihtiyaçlarına bağlı konumda. Doğa kâr uğruna feda ediliyor. Uygulanan halk karşıtı politikalar, işçi haklarını eziyor ve azınlığın, yani ayrıcalıklı kapitalistlerin kârlarını en üst düzeye çıkarıyor.

19. Dünya Gençlik ve Öğrenci Festivali, emperyalizmin barbarlığına karşı dünyadaki gençleri haksız sömürü düzenine ödün vermemeye çağırıyor. Dünyanın her köşesinde gençler direnmeli, mücadele etmeli ve haklarını savunmalılar. Öğrenci ve işçi hareketiyle beraberiz. Mücadelelerini her okul, üniversite ve işyerinde destekliyoruz. Genç işçilerin hakları olan onurlu işler için mücadelelerine, halk için savaşan milyonlarca lise ve üniversite öğrencisine, herkese ücretsiz ve demokratik eğitim vermek, mücadelelerde aktif olan ve artan saldırganlığa tepki gösteren gençlerie selamlarımızı gönderiyoruz. 19. Dünya Gençlik ve Öğrenci Festivali'nin bu mücadelelere katkıda bulunduğuna kesinlikle inanıyoruz. İşçilerle birlikte, haklarımızı korumakta ve yeni kazançlar için mücadele etmekteyiz.

19. Dünya Gençlik ve Öğrenci Festivali, halklar için, anti-emperyalist hareket ve festival hareketinin kendi tarihi için de çok önemli bir tarih, Büyük Ekim Sosyalist Devrimi'nin yüzüncü yıl dönümüdür. Tarihin gidişatını değiştiren ve tüm dünyada on milyonlarca insanın adaletsizliğe, sömürüye ve baskıya karşı mücadelelerine ışık tutan bir olaydır bu. Ekim Devrimi, emek, anti-faşist, sömürgecilik karşıtı ve anti-emperyalist hareketin gelişimine kararlı bir şekilde katkıda bulundu. Toplumun evrimine, işçilere, halklara ve her şeyden önce İnsanlığa ilerleme anlamında birçok kazanım sağladı. Nazi faşizmine karşı kararlı bir zafer kazanarak insanlığı en insanlık dışı rejimden kurtaran Sovyetler Birliği, daha da ötesinde özgürlüğünü ve bağımsızlığını kazanmak için mücadele eden birçok insana destek oldu ve baskıcı sömürge sisteminin çöküşüne büyük katkı yaptı.

1917 Büyük Ekim Devrimi'ni anmak için Rusya halkıyla sesimizi birleştiriyoruz. İnsanlığın tüm tarihi için bir dönüm noktasıdır bu. Büyük Ekim Sosyalist Devrimi'ni takip eden yıllar, halkların yalnızca emperyalizmi yenilgiye uğratabileceklerinin değil, aynı zamanda iktidarı ele geçiribileceklerinin de somut kanıtıdır.

Dünya Gençliği,

Mücadelemizin haklılığına dair değişmeyen inancımız, emperyalizmin halkların sömürülmesine ve tekellerin güçlü çıkarları ile karşı karşıya kaldıkları saldırganlığa dayanan bir sistem olduğunun anlaşılmasından kaynaklanmaktadır. Seslerimizi birleştiriyor ve emperyalizmi devirme konusundaki ortak mücadelemizi güçlendiriyoruz. Emperyalist güçlere ve onların tehditlerine karşı kendi yollarını seçme hakkı için halkların demokratik haklarını destekliyoruz.

Savaş, yoksulluk, sömürü, işsizlik, çevre tahribatı ve ırk, cinsiyet ve her türlü ayrımcılığı üreten bu sistemde refah ve mutluluğa ulaşılamaz.

Elbette ki bu mücadeleler salt eleştirel değil, aynı zamanda yapıcı bir karaktere sahiptir. Mücadelelerimiz tüm gezegende yeni bir gerçeklik oluşturmalılar. Dünyamızdaki herkesin hayatta kalması için esasları sağlayacak bir gerçeklik; Bu sömürüye ve saldırganlığa, doğanın ve insanlığın yok edilmesine son verecek; bilim ve teknolojinin kazanımlarını, ayrıcalıklı azınlığın çıkarları için değil, insanlığın menfaati için kullanacak bir gerçeklik. Barış, eşitlik, dayanışma, dostluk ve sosyal adalet ve halkın emeği ile yaratılan zenginliklerin halklar tarafından kendi ihtiyaçları için kullanılacağı ilerleme koşulları şekillendirilecektir. Ekim Devrimi'nden yüz yıl sonra, emperyalizme karşı mücadele güncel ve gerekli olmaya devam ediyor.

Nihai zafere kadar, anti-emperyalist hareketin uluslararası dayanışmasına olan bağlılığımızı teyit ediyoruz. Dünya Demokratik Gençlik Federasyonu (WFDY), Dünya Sendikalar Federasyonu (WFTU), Dünya Barış Konseyi (WPC) ve Kadınların Uluslararası Demokratik Federasyonu (WIDF) ile bağlarımızı güçlendiriyoruz. 19. WFYS aracılığıyla barış ve dayanışma dünyasının yaratıcıları olmak için geçlik el ele veriyor; emperyalizm, sermayenin ve tekellerin hakimiyeti güçlü görünse bile yenilmez değildir!

“Barış, Dayanışma ve Sosyal Adalet için emperyalizme karşı mücadele ediyoruz - Geçmişimizi onurlandırıyor, geleceği inşa ediyoruz! "

Yaşasın 19. WFYS!
Yaşasın halkların kardeşliği!
Yaşasın DÜNYA anti-emperyalist hareketi!